Altı sigma kavramı ve uygulamaları incelendiğinde bunların Toplam Kalite çalışmalarına çok benzediği görülmektedir. Altı sigma, sadece TKY değil, diğer kalite çalışmalarıyla da önemli benzerlikler taşımaktadır. Yine başka bir bakış açısıyla kaliteye yönelik birçok çabada TKY uygulamalarının etkilerini görmek çok sık rastlanan bir durumdur.
TKY uygulamalarında başarısız olmuş birçok şirket ortak noktaların çokluğu sebebiyle altı sigma çalışmalarına da soğuk bakmaktadır. Doğru uygulamaların bu endişeleri sonuçsuz bırakacağı gibi TKY konusunda sahip olunan birikim ve zayıf olunan noktaların bilinmesi altı sigma girişimini başlatırken önemli bir avantaj olacaktır.
Peki altı sigmayı TKY’den farklı kılan nedir? Öncelikle bu sorunun cevabını aramak ve bundan tatmin olmak altı sigma çalışmalarının sağlıklı olarak yürütülebilmesi için çok önemlidir.
Geçmişte gerçekleştirilen başarısız TKY uygulamaları bazı hataların kurbanı olmuştur. Bunlar herhangi bir kalite çabasını uygulayan herhangi bir şirketin kolaylıkla tekrarlayabileceği hatalardır. O zaman kurulacak sistemin bu hataları ortadan kaldıracak şekilde oluşturulması elzemdir.
Toplam Kalite Yönetimi, adından da rahatça çıkarılabileceği gibi tüm organizasyonun ortak çabasını ve bu çabanın yönetim tarafından idare edilmesini gerektiren bir yapıdır. Birçok uygulamaya bakıldığında bu çalışmaların yönetim ekibinden çok bir kalite ekibi tarafından idare ettirildiği görülmektedir. Yöneticiler birçok uygulamada TKY çalışmalarına tamamen ilgisiz kalırken, bazen başlangıçta çalışmaları desteklemelerine rağmen bağlılıklarını net olarak göstermemişlerdir. Çalışmaları yürüten kalite ekiplerinin ekiplerin ise çoğunlukla üretim ilişkili personel tarafından oluşturulduğu dikkat çekici bir noktadır. Bu durum ise girişimin kuruluşa gerçek anlamda mal olmasını engellemektedir. Altı sigma çalışmaları tüm çalışanların olduğu gibi yöneticilerin de günlük işlerinin birer parçasıdır (asla işten ayrı, izole faaliyetler değildir). Bunda altı sigma çalışmalarının üretim kadar idari ya da hizmet süreçlerine de uygulanmasının rolü büyüktür. Böylece çalışmalara üretim dışındaki personelin de katılımı sağlanmaktadır.
TKY içerisinde KAİZEN (sürekli iyileştirme) kavramı çok önemli bir yer teşkil etmesine rağmen kalite kontrol ve kalite güvence kavramlarına olan bağlılık kolay kolay terk edilememiştir. Atı sigma’nın özü şu düşünceye dayanmaktadır: “müşteriye odaklanarak,süreç yönetimi ve iyileştirmesine önem vererek, gerçekleri ve verileri akıllıca kullanarak başarıya ulaşmayı ve bunu sürekli kılmayı sağlayan bir çalışma sistemi”. Bu felsefenin uygulama alınan geçirilememesi TKY’de olduğu gibi altı sigma’da da başarısız sonuçlara sebebiyet verecektir. Bu noktada dikkatli olmak çok büyük bir önem teşkil etmektedir. Genel bir alışkanlık olarak firmalar önemli olan değil de toplamanın kolay olduğu verileri ölçme eğilimindedirler. Az veri kadar gereksiz verilerin de elde bulundurulması gerçekçi ve doğru kararların verilmesi açısından başarısızlığa sebebiyet verecektir.
Müşteri isteklerinin dinamik yapısını sürekli olarak tespit edecek sistemler geliştirmeyen şirketler sadece TKY’de değil diğer kalite çalışmalarında da müşteri beklentilerini karşılamada başarısız kalmışlardır. Altı sigma çalışmalarının en önemli sac ayaklarından birisi müşteri gereksinimleri ve taleplerindeki değişimleri izleme yöntemlerine odaklanarak, performanslarını müşterilerinin en son ve özel taleplerine dayanarak ölçebilecekleri dinamik bir sistem kurmaktır. Müşteri talepleri zaman içerisinde değişse de sistem buna ayak uyduracaktır.
TKY’yi batıdaki kalite çalışmalarından ayıran en temel özelliklerinden birisi iyileştirmelerin periyodudur. KAİZEN olarak adlandırılan sürekli iyileştirme düşüncesi küçük adımlarla ama sürekli olarak yapılacak olan iyileştirmelerin batıdaki sıçramalı iyileştirmelere göre uzun vadede daha başarılı sonuçlar vereceği doğrultusundadır. TKY çalışmaları içerisinde KAİZEN ile çok önemli kazanımlar elde edilmiştir ama sıçrama yapma fırsatları asla değerlendirilememiştir. Altı sigma’nın içindeki en önemli düşüncelerden birisi hem küçük iyileşmelerin hem de büyük değişimlerin sistemi istenen hedeflere taşıyacak olmasıdır.
3-3,5 sigma arasında çalışan kuruluşlar, KAİZEN temelli araçlar kullandıkça bazı projelerinin KAİZEN çabalarına çok benzediğini görecektir. Fakat kuruluşlar 6 sigma metodolojisi, deney tasarımı gibi araçlar kullanmaya başladığında, KAİZEN ve benzeri çabalarla mümkün olmayan sıçramalar gerçekleştirme imkanına sahip olmaktadırlar. 6 sigma projelerinin getirileri, özellikle ürünlerin tasartımları değişmeye başladığında, KAİZEN ile sağlanacak getirilerden çok daha fazla olacaktır.
Amacın net olarak ifade edilmediği eğitim çalışmaları TKY’de önemli kaynak kayıplarına sebebiyet vermiştir. Örneğin iyileştirme çalışmalarında kullanmak için bazı araçlara yönelik eğitimler bu araçların tam olarak nerelerde kullanılacağının anlaşılamaması yüzünden boşa gitmiştir. Yine aynı şekilde eğitim konularının kapsamına yönelik personelin eğitime alınmasında bazı aksaklıklarla karşılaşılmıştır. Altı sigma’da eğitimler hedef kitlelere göre planlanmakta ve gruplar farklı sınıflarla ifade edilerek her gruba uygun eğitimler verilmektedir. Yönetim de dahil olmak üzere tüm gruplar iki haftayı aşkın süren temel eğitimler ve sürekli devam eden diğer eğitimlerle gerçekleştirecekleri çalışmalar için yetkin hale getirilmektedirler. Verilen eğitimlerin neticesinde performans değerlendirmeleri yapılarak eğitim etkinliklerinin değerlendirilmesi eğitim sürecinin de iyileştirilmesini sağlayacaktır.
Sadece TKY veya altı sigma değil hangi kalite çalışmasında olursa olsun o çalışmanın felsefelerinin tam olarak yerine getirilememesi veya kısa dönemli ve az maliyetli faaliyetlere çok fazla odaklanılması istenen sonuçların elde edilememesine neden olacaktır. TKY çalışmaları birçok şirketin kayda değer sonuçlar elde etmesini sağlamıştır. Altı sigma’nın getirdiği birçok yenilik ve farklılık elbette ki vardır ancak bazı püf noktalarının göz ardı edilmesi bu çalışmalarda da TKY’de meydana gelen hataların oluşmasına sebebiyet verecektir. Başarılı bir TKY sistemi kurmuş ve bundan istediği sonuçları elde eden bir şirkete bunu bırakıp altı sigma’yı uygulamasını söylemek elbette ki mantıksızlık olacaktır. Ancak altı sigma’nın getirdiği bazı yeni ve faydalı kavramları da mevcut sistemlere adapte etmemek için hiçbir neden yoktur.
İlker Gür (UNICON Counsulting Group, www.unicon.com.tr)


